Telefon
TOMARZA BELEDİYESİ İLETİŞİM MERKEZİ
+90 352 661 29 29
Sitedeki Yeriniz : Ana Sayfa » Sosyal ve Kültürel Yapısı

Sosyal ve Kültürel Yapısı

FOLKLOR MAHALLİ GELENEKLER

Kayseri'de folklor oldukça renkli bir özelliğe sahiptir. Şehir içerisindeki mahalli yaşama biçimi, kazalarda değişiktir. Özellikle, her kazada da bir başka görünüm ortaya koyar. Buna rağmen, belli motiflerde birleştikleri tarafları da vardır. Bunlar düğünlerde davul - zurna yanında, artık köylere kadar saz ekiplerinin gitmesi, düğün geleneklerinin değişmeyen bazı kurallarını her yerde aynı şekilde icra etmesi, ölümlerde beraberlik ve acıya ortak olma tavrı gibi.

Kayseri'de eskiden şehir içerisinde önemli bir oyun vardı: Taş dövüşü. Bu, şehirleşmenin getirdiği nüfus artışı yüzünden, önemini kaybetti. Günümüzde, mahalli özellik taşıyan belli başlı gelenekler daha çok idi günlerde görülür: Kayseri'de evlendirme ciddi bir mesele olarak ele alınır. ve özellikle görücü usul hakimdir. Evlenmeye karar verilince de,''Düzen'' ve ''Takı'' önem kazanır. Takıyı kıza erkek tarafı ziynet eşyası olarak yapar. Durumu iyi olanlar bunu fişeklik takabilir. 120'ye kadar varan, gremise ya da 2.5'luk tabir edilen altın takarlar. Bunu yapamayanlar zincir ve burma bilezik, ya da kesme bilezik alırlar. İnci ve alyans da ziyneti tamamlayan diğer çeşitlerdir. Düzeni de aynı şekilde erkek tarafı alır. Bu da gelinin giyeceği çeşitli iç ve dış çamaşırlarıdır. Kız tarafı ise, sandık içi, ev eşyası, mobilya, halı-kilim gibi diğer eşyayı hazırlar. Çeyizin evden alınmasına ''Kalın' denir. Düğünler sazlı, sözlü olduğu gibi salonlarda da yapılır. Günümüzde salon düğünü giderek yaygınlaşmaktadır.

Bu adetler kaza ve köylerde de değişik şekillerde icra edilir. Pınarbaşı'nın bir kesimi hariç, pek başlık alınmaz. Köy düğünlerinde Davul-Zuma önem taşır. Çeşitli oyunlar oynanır. Sinsin, deve oyunu, halay bunların en önemlileridir. Şehirlerde düğün sonrası Kız arkası, köylerde gelin el öpmeleri önemli bir kuraldır. Köylerde daha çok kış geceleri oda oturmaları olur. Henüz televizyonun girmediği yörelerde bu gelenek etkinliğini orumaktadır. Televizyon ise, önemli ölçüde bu geleneği etkilemiştir.

Oturma odalarında çeşitli Halk Hikayeleri anlatıldığı gibi, değişik oyunlarda oynanır. Yüzük bunların en önemlisidir. 9 fincan altına saklanan bir yüzüğün bulunması şeklinde sergilenen oyunda, yüzüğü bulamayan çeşitli şekillerde cezalandırılır. Halıcılık yaygın olduğu için genç kızlar kadınlar boş zamanlarını hep halı tezgahı başında geçirirler. Bu da, türküleri ve manileri hem yaygınlaştırmakta hem de zenginleştirmektedir.

HALK OYUNLARI

Şehir merkezinde halay pek yaygın değildir. Ancak kaza ve köylerden gelip yerleşenler kendi çevrelerindeki bu geleceği şehirde sürdürürler. Şehrin yerli halkı daha çok çalgı eşliğinde tek ya da ikili veya çok kişiyle oyunlar oynar. Sarız tarafında ağırlama, Pınarbaşı tarafında Şeşin, önemli yer tutar. Bunun dışında, her çevrenin kendine göre bir oyun tarzı vardır. Halayı çoğunlukla kadın ve erkekler ayrı yerlerde oynarlar. Kadınlar defle, erkekler davul- zurma İle bunları icra ederler. Pınarbaşı geleneğine bağlı olarak kadınlı erkekli ki (bunlar daha çok bekarlardan oluşur.) çeşitli oyunlar oynanmaktadır. Kayseri, folklor bakımından zengin örneklere sahiptir. Bunlardan çevrede oynanan değişik oyunları burada anlatalım.

SİNSİN OYUNU

Meydanda yakılan bir ateş etrafına erkekler büyük halka oluştururlar .Bilahare ortaya çıkan iki kişiden birisi diğerini kovalar. Ateş üzerinden atlanır ve grup içerisine girip kişi kimi tutarsa, o bu defa tutan kişiyi kovalayan oyuncunun peşine düşer. Davul - zurna eşliğinde daha çok düğünlerde oynanır.

YUMRUK OYUNU

Düğün meydanında toplanan erkekler geniş bir daire oluştururlar. Ortaya bir kişi çıkar. Bir başka kişi de ona yumrukla vurmak üzere çıkar, perdah yaparak sırtına ya da koluna yumruk vurur. Yumruğu yiyen kişi kenara çekilerek bu defa ortaya başka kişi gelir. Önceki gence yumruk yumruğu vuran gence aynı şekilde yumrukla vurur. Oyun davul zurma eşliğinde oynanır.

MENDİL OYUNU

Kadınların tef eşliğinde ellerinde mendille oynadıkları bir orta oyunudur. Kadınlar bu oyunu düğünlerde oynarlar. Erkekler tarafından oynanan Mendil oyunu ise, daha değişiktir. Erkekler, bu mendili kıvırıp sopa haline getirdikten sonra, ellerindeki yüzüğü gurupta oturan erkekler elinde dolaştırırlar.Yüzük, birisinin eline saklanır ve sonra sırasıyla bu yüzüğü bilmeleri için oynayanlara sorulur. Bilmeyene mendille ellerine vurulur.

SERÇE OYUNU

Bu oyun ekip içerisinde tek başına oynanır. Oyunu gerçekleştirecek oyuncu ortaya gelir elindeki mendili oynarken yere bırakır ve bunu davul - zurna eşliğinde diz çökerek ağzıyla yerden alır. Özellikle eşine yaptığı kurlar bu oyunun temel figürlerini oluşturur. Hareketli ve heyecanlı bir oyundur.

EMİNEM OYUNU

Kadınların Türküsünü karşılıklı söyleyerek oynadıkları halay türü ya da karşılıklı guruplar halinde oynanan bir oyundur. Bu oyunu Erkekler de davul - zurna eşliğinde hareketli bir biçimde oynarlar.

TURNAM: Bir temsili oyundur. Kadınlar defle oynarlar. Bu oyun davul - zurna eşliğinde de oynanır.

ÜKALİCE POTİNLİ GELİN

Erkeklerin davul- zurna eşliğinde oynadıkları hareketli bir oyundur. Bu oyunda aynı adı taşıyan türkü söylenir. Halay iki gurup arasında ileri - geri figürler halinde devam eder.

ÖTEYÜZ OYUNU

Erkeklerin halay şeklinde oynadıkları hareketli bir oyundur. Davul - zurna eşliğinde oynanır. Son zamanlarda bunu çalgıyla da oynayan ekipler olmuştur.

 

TOMARZA ŞİVESİ

 A

2 ABARI Yaa, hayret. ''Abarı, öylemi oldu?''

4 ABBA Abla ,"Benim abbam güzeldir.''

3 ABOO Şaşma, hayret ''Aboo ne kadar böyük?''

5 ACER Yeni, "Benim acer yeleğim nerede?''

6 ACIŞMAK Acımak, ''Yaram acıştı.''

7 AĞNAMAK Yuvarlanmak, ''Kalk Ian, ne eşek gibi ağnıyorsun?''

8 AĞRANMAK İncinmek, ''Senden ağrandım diyemem doğrusu.''

1 AĞRI Uzak, ''Ta evden Ağrı yürüyorum''

9 ALAAZ Geveze, ''Çok alaaz birisin sen!''

10 ALIYI Hepsi, ''Düğüne alıyınız davetlisiniz.''

11 ALİFİRİK İki yüzlü, ''Ondan uzak dur, alifirik birisidir.''

12 ALİNGİRLİ Çapraşık, ''Alingirli bir adamsın vesselam!''

13 ALLEKÇİ İki yüzlü, ''Git işine, allekçilik yapma!''

14 ANNAÇ Yamaç, karşı. ''Erciyes'in annacında bizim bağımız var.''

15 ARINLAMAK Hedeflemek, ''Niye hep beni arınlıyorsun?''

16 ARISTAK Tavan, ''Üzümü arıstağa astım.

17 ASVATA Alışveriş ''Bizim herif asvataya çıktı.''

18 AŞHANA Mutfak, '' Aşhanadaki yemeği getir ,,

19 AŞKAR Görünüş, ''Aşkarı bozuk adam!''

20 AVGIN Su yolu, ''Bizim bağın avgını bozuldu.''

21 AVSUN Efsun, ''Bizim bebeyi avsunlatmaya gidiyorum.''

22 AYAKÇAK Merdiven, ''Ayakcaktan düştüm belim incindi.''

23 AYNEŞİK Hafif meşrep, "Aman git kız sen ayneşik birisin.''

24 AYRİYETEN Ayrıca, ''Sana ayriyeten mektup yazacağım.''

25 AYÜSTÜ Ayaküstü, ,, Ayüstu bir iki söz ettim.''

26 AZEN Ezan, ''Azen okundu, bizim bebeler hala gelmedi.''

27 AZINSIMAK Az bulmak, ''Verdiğim parayı niye azınsıyorsun?''

B

28 BALDIRCAN Patlıcan, ''Çarşıdan bir kilo baldırcan aldım.''

29 BANNAH Parmak, ''İş görürken bannaam makinanın arasında kaldı.''

30 BANNAHCALIK Korkuluk, ''Dikkat et. Bannahcalıktan düşersin.''

32 BARİ Keşke, ''Bu işi becerebilsen bari?''

33 BAZLAMA ince ekmek. ''Bir bazlama olsa da yesek?''

34 BELLE Öğren, ''Yarına dersini belle de gel.''

35 BIDILIK Küçük, ''Bizim bıdılık yürümeye başladı.''

45 BILDIR Geçen yıl. ''Bu elbiseyi bıldır almıştım.''

46 BIZDIK Ufak tefek. ''Bizim bızdık yine eve gelmedi.''

47 BİDENE Bır tane. ''Badan bidene kalemn versene.''

48 BİLENE Bile, ''Ben gelsem bilene o gelmez.''

49 BİLİK Civciv. ''Bizim bilikler eve gelmedi.''

50 BİLLASE Hemen, çabuk ''Billase buraya gelsene.''

51 BİŞEEL Değişik. ''bu nasılsa bişeel bir şey.''

55 BİŞİ Bir şey. ''Orda bişi mişi mi var?''

54 BİŞİRİK Sıva. Harç. ''Duvarın bişiriğini ihmal etme sonra yıkılır.''

56 BİYANA Büyükanne. ''Ben bugün biyanama gidicem.''

57 BÖRAAŞI Hamur çorbası. ''Bu akşam iftarda böraaşı yedik.''

58 BUYMAK Üşümek. ''Amanın ne soğuk hava, ellerim buyudu.''

59 BÜRGÜ Örtü. ''Bürgümü ver dışarı gidicem.''

C

 

60 CARI Acecle. ''Adam carı carı gidiyor.''

61 CAVIRTI Kuru gürültü. ''Bırak şu cayırtıyı da yola gel.''

62 CECİM İnce dokunmuş kilim. ''Cecimi getir de yere ser.''

63 CEREME Ceza. ''0 etti ben ceremesini çekiyorum.''

64 CILBAH Çıplak. ''bu bebeyi sokağa cılbah bırakmayın.''

65 CINGAR Döğüş. ''Sen buraya cıngar çıkarımya mı geldin?''

66 CINGI Kıvılcım. ''Aman dikkat et, yee cıngı sıçramasm, evi yakarsın.''

67 CINGIL Üzümün küçük salkımı, ''Bir cıngıl üzüm versene.''

68 CINNAH Tırnak. ''Cınnağı etime geçti.''

69 CIVINMAK Cilve yapmak. ''sen kime cıvınıyon gız?''

70 CIZI Çizgi. ''oyunda bu cızıyı geçene.''

71 CİNGİ Siyah, sert taş. ''Duvarı hep cingi taşla örme.''

72 CÖDDÜREK Çelimsiz. ''Ne konuşuyon şu cöddürük adamla?''

D

99 DAAH Deeh, ,, Ata deeh demekle yürümüyor ki.''

100 DADAK Umut verme. ''Ağzıma bir dadak sürdü, altı boş çıktı.''

101 DANDİK Ters, aksi. ''Sen ne dandik adamsın.''

102 DANISKA En güzel. ''Ben o işin danıskasını bilirim.''

103 DEBİYAH Az önce, ''Debiyah, buradan geçti.''

104 DEKDURMAK AkıIlı, usta. ''Dek duran depik yemez.''

105 DIBIDAH Koşmak, ''Büküşü döndü dıbıdahı bastı.''

106 DIĞA Usül bilmez. ''Bu dığaya edep öğretemedim.''

107 DİBAAH Söyle bakalım, ''Hadi seni dinliyorum, dibaah''

305 DİLLİK Saadet. ''Bu kızın dillik düzenliği kalmadı.''

108 DİLLİKSİZ Geçimsiz. ''Sen ne dilliksiz adamsın.''

109 DİNGİLDEK DİLLİK Hafif, ''Kızım öyle dingildek olma, sonra evde kalırsın.''

110 DİYA Orada, ''Görmüyon mu, diya işte duruyor.''

111 DÖLECİK İyice. ''Bu çocuklar usludur. Koyduğun yerde dölecik oynar.''

112 DÖŞENGİ Mobilya. '' Evin döşengesi iyi olmuş.''

113 DULDA Serin yer. ''Şu ağacın altına duldalanalım.''

E

114 ELLİK Sahur, ''Bu gece elliğe kalkacağız.''

115 EMCEK Yalancı meme. ''Bebenin ağzına emceği var.''

116 ENGİ Hastalık. ''üzüntüden birden engi indi.''

117 ERGAP Akrep. ''Aman dikkat et bağda ergap var.''

118 ERİNCEK Tembel, ''Sen de amma erincek adamsın.''

119 ESBAP Elbise, ''Bu bayrama esbap alamadık.''

120 ESSAHTAN Gerçekten. ''Essahtan o sana öyle mi dedi.''

121 EŞKARE Açıkça. ''0 kadar milletin içinde eşkarı konuştu.''

 

F

 

229 FABIRGA Fabrika. ''Senin eşin hangi fabırgada çalışıyor?''

122 FAKA KOYMAK Aldanma, ''Ben öyle kolay kolay faka basmam.''

123 FARFARI Aceleci. ''O çok farfara birisidir.''

124 FELFECİR Açıkgözlü. Gözüaçık ''Adamın gözleri felfecir okuyordu.''

126 FILLANMAK dolanmak. ''Köşeyi birden fıllandı.''

127 FIŞDIRIK Oynak. ''Aman ondan uzak dur, fışdırık birine benziyor.''

128 FİTLEMEK Öğütlemek. ''Benim aleyhime seni o fitledi.''

129 FOS Boş, " içi fos çıktı.''

G

130 GADA Kurbanın Olayım. ''Amanın gız gadanı alıyım sen ne zaman geldin?''

131 GALLE Karışık hile. '' Bu işe galle karıştı.''

132 GAMALAK Boş,Tembel. ''Sen ne gamalak adamsın.''

133 GARSAMBA Döküntü eşya. ''Bu gadar garsambayı ne yapacaksın.''

134 GENNEŞMEK Esnemek. ''Ne genneşip duruyon. Uyuyamadın mı?''

135 GI Kız anlamında. "dur gı yapma."

136 GIBAL Görünüm. ''Bu adamın gıbalı bozuk geldi bana.''

137 GIJGIRMAK Tahrik etmek ''Onu benim üstüme sen gıjgırttın.''

138 GIMRAMAK Kımıldamak, ''Oturduğun yerden biraz gımışsana''

139 GINCIFILLI Süslü, ''Amma da gıncıfıllı elbise giymişsin.''

140 GINDAP Gırnap ''Elindeki gındaptan biraz versene.''

141 GIRIK Hovarda ''Bu kaldının gırıgı varmış diyorlar.''

142 GISNIK Pinti ''Sen de amma gısnık adammışsın.''

143 GIVIŞLAMAK Kıpırdamak, Hareket etmek ''Amma da gıvışlamaz adammısın.''

144 GIYAK Yakışıklı. ''Senin ki amma dal kıyak giyiniyor.''

145 GİCİŞMEK Kaşınmak. ''Sırtım giçişmeye başladı.''

146 GOSTAK Böbürlenme ''Seninki amma da gostaklanıyor ha'

147 GOZEL Güzel ''benim bir gozel yarim var''

148 GUBAT Kaba. ''Giydiği elbise amma da gubat duruyor'

149 GUMAN Şüphe ,, Benden guman mı var''

150 GUNNAMAK Doğurmak. ''Bizim at bugün gunnadı''

151 GÜBÜR Süprüntü. ''Evin önündeki gübürü kaldır''

152 GÜCÜN Güçlükle''Bu işi gücün hallettik.''

153 GÜNÜ Kıskanç. ''Beni günüllemekle ne geçecek eline.''

 

H

 

154 HACANA Ahlaksız kadın. ''Aman o hacanadan uzuk dur.''

155 HACAT Ev ,aleti. ''Evinin hacatı tam değilse İşin yarım kalır.''

156 HAYAT Büyük avlu ''Çamaşırları hayata getir yıkayalım.''

157 HAZIN Kışlık, ''Bu kış hazınımız iyi oldu.''

158 HEDAYE Hediye. ''Bizim komşunun kızlarına hedaye alınacak.''

159 HEYE Evet, Tamam ''Bana dediğimi yaptın mı diye: sordu heye dedim.''

160 HILLANMAK Dolanmak ''evin etrafını hıllanıp geldim.''

161 HINDIRHIT Orta karar. ''İsler hındırhıt gidiyor."

162 HOMMUCU Korkutucu. ''Uyumazsan hommucular seni götürür.''

163 HORANTA Ev halkı, ''Sizin kaç horantanız var.''

165 HOTLAMAK Atlamak. ''Bu duvardan sen nasıl hotladın?''

I

166 ICIK Biraz. ''Icık buraya gelsene.''

167 IHI İşte ''Ihı geldim de hadi.''

168 ILINGAÇ Salıncak. ''çocuğu ılıngaca koy da uyusun.''

169 IPILAK Parlak. ''Senin bileziğin ne kadar ıpılak olmuş.''

170 IRAFIK Yol arkadaşı. ''Hac ırafıklarımızla akşam görüştük.''

171 IZ Az. ''Hu verdiğin bana ız gelir.'' .

173 İBTİBAŞTAN İlkbaştan. ''İşe ibtibaştan besmele ile başlarım''

172 İÇESİNE İyice. ''0 yaramazı içesine bir patakla da aklı başına gelsin.''

174 İLAAN Leğen. ''Sizin ilaanı biraz versene.''

306 İLAANE Lahana. ''Bu sene ilaane turşusu kuracağım.''

175 İLİŞME Dokunma. ''Rahat dur, bana ilişme''

176 İLLAKİ Mutlaka. ''Bu işi illaki yapacağıın diye tutturdu.''

177 İNGİ İnme, ''Boğazıma ingi indi.''

178 İSKEMBİ Sandalya. ''Bir isgembi ver de oturayım şuraya.''

179 İŞMAR İşaret. ''Bana niye işmar edip duruyon!''

180 İŞTAAN İşte şimdi ''İştaan dediğini getirdim''

 

K

181 KADİLLİK Yazık olma. ''Bu işte ona kadiIlik oldu.''

182 KARINSIZ Hased. ''Karınsızlık etme.''

183 KAVİL Sözleşme ''Biz onunla kaviIleştik. Yarın buluşacağız.''

184 KELE Hey manasında. ''Kele bana baksana.''

185 KENN Yani. ''Bundan kenni, bende mi sizinle geleceğim?''

186 KERÇANA Alaylı. ''Öyle kerçana konuşup durma . ''

187 KERTİLMEK Böbürlenmek. ''Oyle karşımda kertilip durma.

188 KİRİMORU Dargın. "Aranızda ne geçti ki, birbirinize kirimorusunuz?''

189 KİTKİT Moral. ''Onun sözü benim kitkitimi kırdı.''

190 KORGE Gölge. ''Ne o ağacın korgesi hoşuna mı gitti?''

191 KUDÜM Uğur. ''Ammada kudümsüz adamsın.''

193 KUNDE Her gün. ''Bize kunde gelir gider.''

192 KUULEK Külek, Yoğurt için eski tahtadan yapılmış kaplara verilen ad. ''Sizin kuulegi versen de süt sağsam biraz.''

194 KÜLAAŞ Kırık dökük. ''Adama bir vurdu ağzı külaaş oldu.''

M

197 MAADENİS Maydanoz. ''Bahçede varsa biraz madenis ver bize"

199 MAASİMEK Önem vermek "Sen beni masimiyon mu ?"

202 MAAZİN Müezzin. ''Bu maazinin sesi de ne kadar güzelmiş.''

198 MAHAL Layık. ''Sen onu bana mahal gördünse ben de kabul ederim.''

200 MAŞDAFA Bardak, "Bana bir maşdafa su getirsene"

201 MAYASIL Mayasır. ''Ellerimin arasında mayasıl çıktı.''

204 MEERIM Meğerse. ''Meerim bizim adam yorulmuş da demiyormuş.."

203 MEMIŞAANE Tuvalet. ''Aman dur hele, bir memişaneye gideyim''

205 MEYMENET Biçim. ''Bizim bebe meymenetsizin biri çıktı. ''

206 MICIRlH Bulaşık. ''Ben öyle mıcırıhlı işi sevmem.''

207 MINCIMIŞ Kokuşmuş. ''Senin verdiğin et iyice mıncımıştı, attım.''

208 MOSTURA Ornek. ''Elbisenin kumaşından biraz mosturalık versen.''

209 MUDARA Muhtaçlık, ''Sana karşı hiç bir mudaram yoktur benim.''

210 MUKAAT OLMA ''Mukayet olma. ''Ben gelene kadar çocuğa mukaat ol.''

N

211 NAACER Ne kadar. ''Sen bundan naacer istiyon.''

212 NAADER Ne kadar. ''Senin naader paran var''

214 NAAKIT Ne zaman. ''Naakıt gidecen buradan?''

213 NAHAS Nasıl. ''Nahas geldin buraya?''

216 NALİ Tahtadan terlik. ''Nalilerde ne yeniyimiş.''

217 NAMAZLA Seccade ''Namazlayı getir de bir namaz kılayım şurda.''

218 NEMAAREK Neme gerek. ''Nemaarek ben karışmam ona.''

215 NENCAM Ne kadar. ''Nencam buğdayın çıktı tarladan?''

219 NİYANNI Hangi tarafa. ''Sen niyannı gideceksin.''

220 NÖREK Ne yapalım. ''Nörek yani sen ağlıyon diye bizde mi ağlayak. ?''

O

222 ONCAAM 0 kadar. ''Eh oncaam olacak işte.''

225 OSSAAT Hemen. ''Söylediğim sözü o saat yerine getirdi.''

224 OŞŞE O şekil. ''Oşşeel iş de hiç görmedim.''

221 ÖFKE Öfke. ''Öyle karşımda öfkelenip durma.''

223 ÖNÜK Önlük. ''Senin önüğü ver de süt sağayım.''

226 ÖTAAN Önceki gün. ''Ötaan aradım bulamadım, neredeydin sen?''

P

227 PAHIL Cimri. ''Ammada pahıl çıktı komşumuz.''

228 PARPI Çare ''Bu işin parpısı ne?''

S

 

247 ŞAMATA Gürültü ''Orada öyle şamata yapıp durma.''

248 ŞAPTİRİP Kılıksız. ''0 şaptiriğin biridir.''

249 ŞATİLLİ Gösterişli seven. ''0 adam şatiIli birine benziyor.''

250 ŞEMŞAMER Ayçiçeği. ''Bu yaz tarlaya şemşamer ekeceğiz.''

251 ŞİKİR Surat. ''Amma da şikri bozuk adam.''

252 ŞİNCİ Şimdi. ''Şinci yanına gelirsem görürsün dünyanı sen.''

 

T

 

253 TANKÜ Sosyete, Süslü. ''Şimdi de tankü kadın çıktı sokağa.''

254 TAZİR Azarlama. ''0 çocuğu haksız yere tazirledin''

255 TEBELLEŞ Dadanma. ''Başıma tebelleş olup durma, git şuradan.''

307 TENGERLEK Yuvarlak. ''Tengerlek şapka giyen adamımı soruyon.''

257 TEPİK Tekme. ''0 attan uzak dur, tepik atar''

258 TEVİR Şekil. ''Bu adam günde kırk tevire döner.''

256 TEZİKMEK Koşmak. ''Tezikme, yorulursun.''

260 TIRSlK Pörsük. ''Bu kavun tırsımıaya başlamış, yenmez artık.''

261 TİMDİK Fisk ''Çocuğa timtikle vurdum ağlamaya başladı.''

259 TlĞSlRlK Aksırık. ''Adamı bir tığsırık tuttu, göreydin halini.''

262 TOKANA Mutfak. ''Aşağı tokanadan biraz pekmez getirsene''

263 TOPARLAK Yuvarlak. ''Hamuru toparlak yap. İlaneye koy.''

264 TÜKEN Dükkan. ''Bizim adam tüken açtı bakalım iş yapabilecek mi'?''

265 TÜLEK Dönek. ''Aman o tülek adamın biri.''

266 TÜYMEK Kaçmak. ''Aman çabuk tüv. Baban geliyor döver seni.''

U

267 UGRUN Gizlice. "Aman dikkat et, uğrun gel, kimse görmesin.''

268 UĞRUNDA Önünde . ''Baksana kitap uğrunda duruyor.''

269 URBA Elbise. ''Bu urbayı yeni mi aldın?''

270 USULCAM Yavaşça. ''Usulcam yürü elindekini dökersin.''

271 UYMAK Sataşmak. ''Bana uylama, git şuradan.''

272 ÜSKEŞ Mutlaka. ''Üskeş bu işi yapmalısın.''

273 ÜTÜZMEK Ütülmek. ''Bu oyunda da sen ütüzdün, ödeştik.''

V

274 VANILAMAK Bağırmak. ''Başımda vanılayıp durma, git şuradan.''

275 VELESBİT Bisiklet. ''Bizim bebe okulu bitirince ona babası velesbit aldı.''

276 VİYRA Daima. ''0 viyra buradan gider gelir.''

Y

 

281 YAANİŞMEK Şımarmak. ''Öyle yaanişip durma. Git işine.''

277 YADIRGI Yabancı. ''Yadırgı bir adam geldi size, kimdi 0?''

278 YALBlRDAK Yalnayak. ''Giyecek birşeyi yok ki, yalbırdak geziyor''

280 YANAZ İnatçı. ''Çok yanaz bir çocuk bu.''

279 YANTİR Topallayan. ''Giyecek birşeyi yok ki, yalbırdak geziyor.''

308 YAYIŞMAK Laubali olmak. ''Yüz bulunca yayışır durur.''

282 YEĞNİ Hafif. ''Çok yeğni bir adamsın sen.''

283 YELİPMEK Şımarmak ''Yüz verme yelikir 0''

284 YELPİK Öksürük. ''Beni bir yelpik bastı az kalsın ölecektim.''

285 YINNAŞlK Şımarık. ''Yüz verirsen yınnaşır durur.''

286 YİRİK Yarık. ''Yirik hamdi dün buradan geçti.''

288 YORDAM Yöndem. ''El yordamı ile yaptı.''

287 YOŞUMAK Eskimek. ''Artık ben de yoşudum.''

289 YUMUŞ Buyruk. ''0 yumuş tutan, terbiyeli bir çocuktur.''

290 YÜSÜK Yüksük. ''Benim yüsük artık parmağıma olmuyor.''

Z

 

291 ZAHAR Zahir. ''Bu işi zaahar yapacak 0.''

292 ZAPLl Sağlam. ''0 zablı bir koltuktur, kolay kolay kırılmaz.''

293 ZAVRAK Hıyar. ''Bu yıl tarlaya zavrak ektik.''

309 ZAVZA Sebze. ''Çarşıya zavza almaya gittim''

294 ZERZEMİ Bodrum. ''Biz kışlıkları zerzemiye koruz.''

296 ZIGARCI Mızıkçı. ''0 oyulda zıgarmayı çok sever.''

300 ZİBİDİ Kılıksız. ''Zibidi bir oğlanla gezerken gördüm seni.''

301 ZİBİL Gübre. ''Tarlaya zibil taşımak İçin araba arıyorum.''

295 ZlBlLDAK Görgüsüz. ''Ona uyma, zıbıldağın biridir 0''

297 ZlLLAMAK Caymak. ''Sen niye zıllıyorsun'?''

298 ZlRINClMA Ağlama. ''Zırıncıyıp durma, gel buraya.''

299 ZlRNlK Hiçbir şey. ''Sana bu işten zırnık çalışmaz.''

302 ZOT Aniden. ''zot diye çıktı ortaya.''

 

ÖNEMLİ ŞAHSİYETLER

 

İNCİLİ ÇAVUŞ

 İNCİLİ ÇAVUŞ 16. asrın sonu ile 17 . Asrın başlarında yaşadı. Saray'da meddahlık yaptığı için üne ulaştı. Kendisinin hazır cevaplılığı, nükteleri ve hareketli kişiliği döneminde vazgeçilmez adam olmasına sebep oldu. Elçilik göreviyle İran'a gönderildiği de rivayet edilmektedir. İncili Çavuşla çeşitli bölgeler sahip çıkar. Kayseri'nin Travşın köyünde doğduğu rivayeti daha yaygındır.

Bunun için de Tomarza yakınındaki bu köyün adı İncili olarak değiştirilmiştir. Dönemin padişahından kendisine himmet istenmesi söylenince, köyüne su İstediği ve bunun da yerine getirilerek Travşın köyüne büyük çaplı su kanallarının yapıldığı söylenir. Kavuğundaki inci süsü taşıdığı için bu adı aldığı rivayet edilir. Asıl adı ise Mustafa'dır. İstanbul Edirne Kapı Mezarlığı'nda yatmaktadır. Mezar taşında H. 1 040 (M. 1630) ölüm tarihi olarak yazılmıştır.

İncili Çavuş, Türk siyasi ve kültür hayatında esprilerini üstün İnsan zekasının imkanlarıyla donatarak kendisini kabul ettirmiş bir büyük mizah ustasıdır. 0, sözde kara mizah yapmadan ama espriyi Türk İrfan hayatı içerisinde kendi yerine oturtarak vermesini bilen bir halk adamıdır. Saraydaki önemi de buradan ileri gelmektedir. Nasrettin Hoca, nasıl kendi çağında toplumun hiciv duygularını temsil etmişse, İncili Çavuş da bunu espriyle dile getirmiş ve kültürümüzdeki yerini almıştır. Biz İncili Çavuş'un hazır cevaplılığında Kayserilinin aynı özelliklerini bulmaktayız.

İNCİLİ ÇAVUŞ'TAN BİR KAÇ ÖRNEK

Bir yabancı elçiyi padişah kabul edecekti. Bu elçi, ülkesinin çok varlıklı olduğunu göstermek İçin, .ne kadar altın, inci, elmas gibi süs eşyası varsa, bunları üstüne başına takıp takıştırıp huzura çıkmak istedi. Saray görevlileri bu adamın yaptığı garipliğin önüne geçmek istiyorlardı ama ne yapacaklarını bilmiyorlardı. Hemen akıllarına İncili çavuş geldi :

-Aman çavuş, şu adamı sen yola getirirsin Ne yapacaksan yap şu haline engel ol

İncili, ''Çaresini buluruz'' dedi. Bir süre düşündü. Sonra atın- inci karışımı sedef kakmalı bir çift takunyayı onun gireceği tuvalete koydu. Adam tuvalete girip bunları görünce şaşırdı. Çıkınca İncili Çavuş 'a sormadan edemedi:

-Altın, inci, sedef kakmalı nalın tuvalete konulur mu? Yazık değil mi?''

İncili, taşı gediğine koyacağı zamanı bulmuştu. Hemen cevabını yapıştırdı :

- Bizim padişahımız böyle süs eşyasına değer vermezle.Elçi, verilen cevabı duyunca, üzerine bakındı, sonra sessizce bunları çıkarıp, huzura girdi...

PARASIZLIK

İncili Çavuş, İstanbul'da bir ara peş parasız kaldı. Karşıya geçip bir arkadaşından borç para istemeye karar verdi. Ama geçmek için kayıkçıya verecek parası da yoktu. Evinden çıktı, düşünceli bir şekilde iskeleye vardı. Bir kayıkçı, bunu kayığına aldı. Nereye gideceğini sordu. İncili Çavuş sağır ve dilsiz numarası yaparak, eliyle karşıyı işaret etti. Kayıkçı, bunu alıp karşıya geçirdi. Buda başka bir yeri işaret etti. Oraya götürdü. Bir başka yeri gösterdi. Kayıkçımızın da sabrı tükenmişti. İnciliye verip veriştirmeye başladı. Ama onu da ineceği yere götürdü. incili, kayıktan inerken. konuşmaya başladı

Gel bakalım kayıkçı evladım. Sen buraya getiresiye kadar bana verip veriştirdin Şimdi Karakola gidelim de şu sövdüklerinin hesabını ver Ondan sonra da ben senin hesabını ödeyeyim. . . Kayıkçı baktı pabuç. pahalıya mal olacak, kıyığı da bıraktığı gibi kaçmaya başladı. İncili de böylece, parasızlığını belli etmeden, arkadaşına ulaşmış oldu.



Tomarza Belediye Başkanlığı

Şehit Tamer Gülveren Bulvarı 38900 Tomarza / KAYSERİ

+90 352 661 29 29

+90 352 661 51 13

tomarza@tomarza.bel.tr